AKP'NİN BU TERCİHİ NEDEN: YENİ KHK'LARIN ANATOMİSİ

Torun Ahmet TÜRKMEN

27 Aralık 2017 Çarşamba 18:56

Yeni çıkarılan kararnameler kamuoyunda beklenenin üzerinde bir tartışma yarattı. Kamuoyuna ‘Teröre müdahale gerekçesi ile şuç işleyen birinin bu eyleminin suç kapsamından çıkarılması’ kararnamesi olarak yansıyan bu kararname ne anlama gelmektedir.

Bu tip radikal, Dünyada çok az örneği görülen ‘paramiliter - silahlı güçleri’ yasallaştıran bu kararnamenin çıkarılmasının altında yatan olguların iyi görülmesi ve tartışılması gerekiyor.

Bir şeyi öncelikle belirtmekte yarar var. AKP iktidarının, ülkeyi kanun hükmünde kararnamelerle bile yönetmekte zorlandığı söylenebilir.

Potansiyel olarak herkesten herkese terörist deyip çatışma zemininin güçlendirilmesi toplumun altına konulan bir saatli bombadır. İşte bu saatli bomba ateşlenmek isteniyor. Her zaman olduğu gibi gerginliğin arttırılarak karşıtını yok etmenin zemini oluşturmaya çalışılıyor. Ama şimdi öncekilerden farklı olarak tüm muhalefetin 'terörist' ilan edilmesini de kapsıyor.

'Mahkumlara tek tip giysi giydirilmesi' uygulamasının altında da aynı amaç güdülüyor. 12 Eylül faşizminde de görüldüğü gibi bu girişim tüm muhalefetin ‘ruhen ve pratik olarak’ çökertilmesi ve teslim alınması hedefini içeriyor.

Bu kararnamelerin 15 Haziran ‘darbe girişimine kalkışanlara dönüktür’ iddialarına karşı şunları söylemek mümkündür; böyle bir ihtiyaç var idiyse, neden bu girişimin ilk günlerinde neden çıkarılmadı.

BU KARARNAMELERİN AKP'YE DEZAVANTAJLARI
1- Hükümet tarafından ortaya atılan “ülke normalleşiyor, demokrasi kusursuz işliyor” söylemini bu kararnamelerin ‘yok edici’ doğası bir anda yerle bir ediyor. Televizyonlara çıkan ‘kalemşörler’ bile bunları alanen savunamıyorlar. Dolaylı olarak savunma durumunda kalıyorlar.

2- Kamuoyunda, siyasi iktidarın gelecekte tümden şekillendireceği ‘başkanlık sistemi demek ki, baskı ve şiddeti temel alıyor’ algısını güçlendirecektir. Aynı zamanda ‘bu uygulama başkanlık sisteminin kendisi’ algısını besliyor.

Bir olgunun altını özellikle çizmekte yarar var. AKP-MHP ittifakı, paramiliter yapılar, bu yapılara kadro devşirilmesi ve işlevleri konusunda anlaşmışsa benziyorlar. MHP liderliğinin daha kararname açıklanmadan savunma moduna geçmesini, sadece ‘ortaklık duyarlılığı’ ile açıklamak ne kadar gerçekçi olur?

Şunu da unutmamak lazım; Dünya dengelerinde içinde yaşadığımız bu dönemde yeni süreçler yaşanıyor. Amerika’nın, bölgemiz ve özellikle Ortadoğu’da, son birkaç yılda, özellikle Obama döneminde terkeder gözüktüğü “köktendinci terörist yapıları” yeniden parlatma girişimleriyle paralellik arzediyor. Özellikle bu politikalar Trump eliyle, Kudüs sürecince uygulamaya çalışıldı. Tam sonuç alamasa da bir ‘politika değişikliği’ olarak ortada (bu konuyu ayrı bir yazıda incelemeye çalışacağız).

AKP BU TERCİHİ NEDEN?
Bu noktada birbiriyle bağlantılı bir çok nedeni sıralamak mümkün;

1-Herşeyden önce ülkeyi yönetemiyorlar. Yargıdaki kontrolleri, Parlementodaki mutlak çoğunlukları, Anayasada yaptıkları değişiklikler ve hatta şu ana kadar çıkardıkları KHK’ları yeterli görmüyorlar. Bu nedenle ‘infial yaratacağı’ açık olan bir yola başvurma ihtiyacı duyuyorlar.

2- Hani bir söz var ‘keser döner sap döner’ misali, şu an için kontrol ettiklerini düşündükleri “devlet aygıtlarının, en azından bir kısmının aleyhlerine dönebileceği korkusunu yaşıyorlar. Devleti kontrol etmeyi temel alıyorlar.

3- AKP içinde çatlak seslerin olduğu kamuoyunun gördüğü bir olgu. Zaman içinde bu çatlağın büyüyebileceği, kontrol edilemez bir noktanın ortaya çıkabileceği korkusu yaşanıyor. Nitekim, söz konusu bu kararname konusunda bir dizi farklı sesin olduğu bir gerçek.

4- En önemlisi, toplumsal muhalefetin, bugüne kadar uygulanan yöntemlerle kontrol altına alınamayacağı saptamasından hareketle, her muhalefet girişimine karşı “Fetö” yakıştırmasının artık yetmediğinin, daha keskin bir argüman ihtiyacı duymalarından hareketle, çok daha geniş kesimler üzerinde baskı ve kontrol oluşturmak, başka bir deyişle muhalefetin sindirilmesinin düşünülmesi. Bu nedenle tüm muhalefeti ‘terörist’ ilan ediyorlar.

***

Tablo bu. İşin vahameti ortada. Eğer önü kesilmez ise, seçimlerin yapılıp yapılmayacağının bile tartışma gündemine geleceğinin düşünülmesi gerekiyor. Seçim hayalleri görenlerin öncelikle bu günün temel sorusuna cevap vermeleri gerekiyor.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.