ALIN SİZE KHK'LI KADRO

Hüseyin İrfan Fırat

22 Ocak 2018 Pazartesi 22:24

AKP Hükümeti olağanüstü hale gerekçe oluşturmayacak çok farklı konulardaki yasaları KHK’lar aracılığı ile yaşlaştırmayı bir alışkanlık haline getirdi. Meclisi devre dışı bırakan bu antidemokratik uygulamanın amacı da belli aslında. Muhalefet oluşacak tasarıları hiçbir tartışma yaşanmadan muhalefetin, kamuoyunun önünden yangından mal kaçırır misali kaçırıp yasalaştırmak.

Bunun son örneğini kamuda çalışan taşeron işçisine kadro meselesinde yaşadık. Esasen kamuda çalışan tüm taşeron işçilerini kapsamayan ve özlük haklarında mevcut kadrolularla ciddi eşitsizlikler oluşturacak olan bu yasa bir sorunlar yumağı olmaya aday.

Tele1 televizyonunda her Cuma yaptığımız çalışma yaşamı programına gelen sorulardan şimdiden pek çok çalışanın mağdur olduğunu ve ileride olmaya aday olduklarını anlıyoruz.

İşçileri kadroya alma ön şartları pek çok çalışanın kadroya geçmesine engel oluştururken biz bu ön şartlar arasında yer alan yer alan “emekli aylığı almaya hak kazanmamış olmak” ve Taşeron kadrosundaki işçilerin üst işveren konumundaki Kamu kurumlarına “açılmış olan davalardan feragat”  şartlarına ilişkin iki örneği sizlerle paylaşalım istedik.

“ Merhabalar.

Taşeron işçi olarak aktif çalışıyorum.49 yaşındayım. Emekli maaşını 8-9 ay önce hak ettiğim gerekçesiyle kadrodan yararlanamıyorum. Oysa 60 yaşında çalışanlar bu kadrodan yararlanacaklar. Beni 49 yaşımda yaşlı görenler 60 yaşındaki çalışanı nasıl görmeli. Daha önceki bir yazınızda mahkeme kararında ” davalı işveren neden davacının ihtiyacı olmadığını kanıtlamış değildir. Emekliliğe hak kazanmış olmak başlı başına geçerli fesih nedeni sayılamaz” şeklinde bir kararı yazmıştınız. Acaba beni zorla emekliliğe ayırabilecekler mi? Ayrılmamak için ne yapabilirim?”

Görülebileceği gibi vatandaşımız özel sektörde yani taşeron firmada çalışırken emekli aylığına hak kazanmış olması sorun değilken bu KHK çerçevesinde sırf bu yüzden kendisine kadro verilmiyor. Oysa ülkemizde emeklilik yaşları eski yasaya tabi olanlar bakımından (emeklilik yaşa bağlı değildi) ortalama bu düzeyde. Ancak ülkemizdeki emekli aylıklarının yetersizliği sebebiyle orta yaşlı olup ta çalışmaya ihtiyacı olan pek çok emekli insanımız var.

Bir diğer önemli sorun şu yukarıda değindiğimiz taşeronda çalışırken üst işveren konumunda olan kamu kurumlarına açılan davalardan feragat meselesi. Bu örneğimiz de feragat konusuna ilişkin;

“ Merhaba,

Ben kamu işi olan hizmet adı altında olarak taşeron elemanı olarak çalışmaktayım. Şuan ki düzenlemede kadroya geçmek için dilekçe verdik. Dilekçede açmış olduğum mahkemem ve icram olan davalarımdan feragat edeceğime yani çalışmış olduğum şirketten tazminat istemeyeceğime dâhil dilekçe imzaladık. Ben daha önce başka bir kurumda çalışıyordum oradan alamadığım tazminatımdan dolayı mahkemeye verdim. Ve davamı kazandım. Yalnız temyiz için şuan dosya Yargıtay’dadır. Fakat şu anki çalışmış olduğum kurum farklı yani aynı kurum değil. Sorum şu: Ben dilekçe imzaladım fakat kadroya geçtiğimde yerel mahkemece sonuçlanan ve temyiz için Yargıtay’a giden davam iptal olur mu? Tazminatımı alabilir miyim? Kafam çok karıştı. Teşekkürler”

Aslında bu konuda sadece bu vatandaşımızın değil hukukçuların da kafaları karışık. Kimi hukukçular feragatin sadece muvazaa iddialı işe iade davaları için geçerli olacağını savunurken, kimi hukukçularda davalardan feragat edilirse bunun işçilik haklarından doğacak alacaklar içinde geçerli olacağı görüşündeler. Esas itibarı ile yapılan son derece hukuk dışı bir uygulamadır. Vatandaşın Anayasal hakkı olan Hukuk önünde hak arama hakkını elinden alıp, adeta kadro silahı ile şantaj yapan bir Hükümet uygulaması ile karşı karşıyayız.

Özetle KHK ile geçirilen bu ucube kadro yasası kötü meyvelerini daha işin başında vermeye başlamıştır. İleride bizleri kamu alanında çalışanlar bakımından pek çok sorun ve huzursuzluk beklemektedir.