EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ / 22 OCAK 2018

Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

Editörün seçtikleri / 22 Ocak 2018

22 Ocak 2018 Pazartesi 15:02

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
abcgazetesikitap@gmail.com

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Aldatıldık' dememek için, 'aldanmamak' için ve ülkemizde ve dünyada olan bitenlerin farkında olmak için okumak ve daha fazla okumak gerektiğini bir kez daha hatırlatmakta bir sakınca görmüyoruz.

Kürk Mantolu Madonna'nın popçu Madonna olduğunu zanneden medya figürlerine ülkenin teslim edildiği bir dönemde, daha fazla okumanın bir ödev olduğunu bilen okurlarımıza yeni bir seçki sunuyoruz.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

Kitap dünyasındaki son gelişmelerden haberdar olmak için ABC Kitap sayfalarını takip etmeniz sizin için yeterli.
ABC izleyicilerine keyifli okumalar diliyoruz

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

1-013.jpeg

Ergün Poyraz
TİLKİYLE VALS
İhanet-Rant-Para
Siyah Beyaz Yayınları

O, inşaat işçisi olarak başladığı çalışma hayatında, bugün Türkiye’nin en zenginlerinden biri...

Her kılığa girdi; önceden sıkı ülkücü bir MHP’ liyken, sonralarda Diyarbakır’ da yaptırdığı AVM’ nin adını Amed koyarak adeta PKK’ya göz kırptı. Aynı zamanda, Refah, ilk gözağrılarından biriyken, aralarda bir yerde sosyal demokrat oldu. Ardından dümeni AKP’ye kırıp ihaleler aldı...

Bu arada ortağı Ezici, AKP aleyhine söylediği sözleri anlata anlata bitiremiyor…
Zonguldak-Alaplı liman projesi ihalesini aldı, ancak yine ihale ile birlikte devraldığı rantlar nedeniyle liman inşaatına bir türlü başlamıyor, sudan sebeplerle devletle bile mahkemelik oluyor, Alaplı için de, “Allah’in .itttirettiği bir yer “ diyor...

Yeryüzü cenneti, bir doğa harikası olan Kazdağları’ na usulsüz olarak termik santral inşaatı yapmaya başlıyor, kendisine milyonlar kazandıran danışmanının alacaklarını ödemeyince, adamcağız huzurevinde kalmaya başlıyor, ama onun yüreği sızlamıyor...
Haberini yaptırıp kendini övdürdüğü gazeteciden verdiği parayı geri isteyebiliyor...
Hemen hemen kimle iş yaptıysa onunla mahkemelik oldu. Ona elini veren kolunu kurtaramadı...
Terminal Yapı ile KKTC’de Ercan Havaalanı inşaatı yapacakken ortağına çalım atarak onu saf dışı bırakıyor, havaalanı inşaatını da yıllarca sürüncemede bırakıp, kendi yüzlerce milyon dolar kazanıyor. Ortağı Alp Delimollaoğlu’nun, “Emrullah Turanlı 50 Milyon Euro'mu vermiyor...” diye basına demeç verdiğini hatırlarsınız.
O, oldukça ilginç bir kişilik...
Okuyunca şaşıracak, hayrete düşecek “Olmaz canım bu kadar da “ diyeceksiniz...
Kim mi o?
Cevabı elinizde tuttuğunuz bu kitapta…

272 s. İstanbul 2017

2-332.jpg

Paul Blacledge
MARKSİST TARİH KURAMI ÜZERİNE
Çeviren:Şükrü Alpagut
Yordam Yayınları

Fukuyama’nın “tarihin sonu”nu ilan etmesinin üzerinden henüz on yıl bile geçmeden kapitalizm karşıtları, “Başka bir dünya mümkün” diyerek ayağa kalktı. “İşgal et” eylemleri, “Biz % 99’uz” diyen kitleler, Tahrir, Gezi ve daha nicesi “tarihin sonu” tartışmalarını sona erdirirken solu da canlandırdı.

Bu türden slogan ve eylemlerin hiç de ütopik kuruntular olmadığını; kapitalizmin, tıpkı kendinden önceki köleci ve feodal üretim tarzları gibi tarihsel bir üretim tarzı olduğunu ve zamanla tarih sahnesinden çekilebileceğini gösteren isimlerin başında bizzat Marx gelir. Onun ardından Marksist tarihçi ve düşünürler, yeni siyasal ve toplumsal gelişmeleri de değerlendirerek, bu tarihsel bakış açısını sürdürdüler. Marksist tarih kuramının güçlü, gelişkin ve hayat dolu olduğunu savunan Paul Blackledge de bu isimlerden biri. Kitabına, geleneksel tarihçilerin ampirizmi ve postmodernistlerin rölativizmi karşışında, tarihin incelenmesine yönelik Marksist yaklaşımı savunarak başlıyor. Daha sonra, Marx ile Engels’in ölümlerini izleyen yarım yüzyıl boyunca Lenin, Troçki, Lukács gibi teorisyenlerin ürettiği çalışmaları inceleyerek 1950’lerdeki Büyük Britanya Komünist Partisi Tarihçiler Grubuna kadar uzanıyor.

Köleci, feodal ve Asya Tipi Üretim Tarzı da dahil olmak üzere farklı üretim tarzlarının içeriğine ve aralarındaki geçişlere dair tartışmalara da giren yazar, tarihin hareketinde yapı ve öznenin etkinliği sorununa dair daha yakın tarihli (Sartre ile Althusser arasında geçen) tartışmaları da ele alıyor. Kitabın son bölümlerinde, günümüzde postmodern konjonktürün dönemleştirilmesi konusunda geliştirilen birbirinden farklı Marksist yaklaşımları inceleyen Blackledge, bu önemli tartışmaların siyasal uzanımlarını da ortaya koyuyor.
Tarihçilerin, kültür, toplum ve siyaset kuramı araştırmacılarının, kapitalizm karşıtlarının ve tarih meraklılarının ilgi ve merakla okuyacağı bir kitap.
 
336 s. İstanbul 2018

3-243.jpg

Pyotr Kropotkin
BİR İSYANCININ SÖZLERİ
Çeviren: İhya Kahraman
Ayrıntı Yayınları


"Burada Kropotkin'i övmem gerekmez. O, can dostum… Eğer iyi biri olduğunu söylersem, ona körlemesine bağlı olduğum sanılabilir ya da tarafgir olmakla suçlanabilirim. Bu konuda yargıçlarının, hatta zindancılarının düşüncelerini aktarmak benim için yeterli… 

Yaşamını yakından veya uzaktan gözlemiş olanlar arasında ona saygı duymayan, iyilikle dolup taşan yüreğine ve büyük zekâsına tanıklık etmeyen, onu gerçekten soylu ve temiz biri olarak tanımayan kimse yok. Hem zaten sürgünü ve esareti tanımış olması da bu yüzden değil mi? Suçu, yoksulları ve zayıfları sevmek; kusuru ise onların davasını savunmuş olması.

Bu kitabın okurları, yazarın kişiliğiyle, sergilediği fikirlerin değerinden daha az ilgilenmek durumundalar yine de. Bu fikirleri, kapağını bile açmadan bir kitap hakkında, dinleyip anlamadan bir düşünce konusunda yargılarını dile getirmeyen dürüst insanlara sunuyorum güvenle. Bütün önyargılarınızı bir yana bırakın, bir süre için çıkarlarınızdan kurtulmayı öğrenin ve şimdilik uygulamasıyla ilgilenmeden sadece hakikati arayarak okuyun bu sayfaları. Yazar sizden tek bir şey istiyor: yalnızca ayrıcalıklıların değil, ama herkesin mutluluğu ülküsünü bir an için olsun onunla paylaşmanızı. Ne kadar kısa ömürlü olsa da bu istek, heveslerinizin bir anlık özenci, aklınızdan geçiveren bir anlık hayal değil de, samimiyse eğer, kısa bir süre sonra onunla hemfikir olmanız mümkün. Eğer dileklerini paylaşıyorsanız, sözlerini de anlayacaksınız. Lakin bu fikirlerin size hiç de ün sağlamayacağını daha baştan bilmelisiniz; bu fikirler hiçbir zaman dolgun maaşlı bir mevki ile ödüllendirilmiş olmayacak ya da yukarıdan gelen bazı sert tepkilere yol açacak. Eğer adalet arıyorsanız, büyük haksızlıklara maruz kalmaya hazır olun..."
Elisée Reclus

304 s. İstanbul 2018

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.