HADDİNİ BİL FETHULLAHÇI ŞAKLABAN ENGİN ARDIÇ EFENDİ!

Etrafında liberal tanınan, alkol kullanırken bu faaliyetini herkese duyurmaktan zevk alan ve bu sayede Fethullahçılığını gizlediğini sanan bir şaklaban var karşımızda. Bakın 11 Haziran 2010 tarihinde ne yazmış bu Fethullahçı Engin Ardıç...

Haddini Bil Fethullahçı Şaklaban Engin Ardıç Efendi!

08 Kasım 2017 Çarşamba 13:51

Çağlar Ezikoğlu

 “Her milli bayramda piyasaya çıkan "malul gazilere" getirecektim sözü... Geçen gün gene ortalıkta görüldüler. Kalpak, ayyıldız, madalya, palaska, çakaralmaz tabanca, kama, bomba, velhasıl herşey yerli yerinde...
Fakat bakıyorum, bu adamlar yaş olarak taş çatlasa benim kadarlar yahu! Hadi benden beş yaş büyük olsunlar. Hadi beş de benden koy, on yaş.
Yani "Milli Şef bebeleri" en fazla! Bu adamlar hangi savaşlara katıldılar da malul gazi oldular? "Malul" olmaları da şart değil, maşallah hepsi benden sağlam. Bu adamlar "feyk"... Neyk? Sahte yani, çakma... Kore'nin, hatta Kıbrıs'ın kalpakla, cumhuriyetle, bayramıyla ne ilgisi var? Benim dedelerimden biri de büyük bir ihtimalle Viyana kuşatmasına katılmıştı, yeniçeri kılığına mı gireyim?
15 Temmuz gazileri törenlerde kılık değiştirmediler, kendilerine "şekil" yapmadılar.
Çünkü şaklaban değillerdir.”

Yukarıda yer alan satırlar daha doğrusu yukarıda yer alan pislikler maalesef ki bu ülkenin ulusal bir yayın organında yayınlanabilmiştir. 1 Kasım’da kaleme almış bu yazıyı Engin Ardıç adlı mahlukat. Kendisinin tam anlamıyla ne yazdığını Leman dergisi vakti zamanında o kadar güzel karikatürize etmişti ki. 2010 yılında yayınlanan karikatürde yazısını yetiştirmeye çalışan bu mahlukatın kaleminden mürekkep yerine dışkı ile resmedilmesi o kadar güzel bir tasvirdi ki bu şaklaban için. Her yandaş yazarı veya Fethullahçı tetikçi kalemşörleri okuyorum bu Cumhuriyet’e düşman olanların ne düşündüklerini kavramak için. Lakin Engin Ardıç denen mahlukatın yazdığı pislikleri okumak tamamen zaman kaybı, dolayısıyla yıllardır tek bir satırına bile açıp bakmadım.

Lakin yazının başında yer alan ve bu ülkenin şerefli gazileri için ağza alınmayacak hakaretleri eden bu mahlukat için basit bir arşiv taraması yapma vakti gelmiş demek ki. Etrafında liberal tanınan, alkol kullanırken bu faaliyetini herkese duyurmaktan zevk alan ve bu sayede Fethullahçılığını gizlediğini sanan bir şaklaban var karşımızda. Bakın 11 Haziran 2010 tarihinde ne yazmış bu Fethullahçı Engin Ardıç;

“Türkiye'de geçen hafta bir "Türkçe Olimpiyatı" yapıldı. Dünyanın dört bir yanından bülbül gibi Türkçe konuşan çocuklar geldiler, Türkçe şiirler okudular. Bu, sekizinci oluyor... Nefret kusulan "şeriatçı" hükümet döneminde, sekizinci keredir Türkçe şenliği düzenleniyor... Arapça şenliği değil... Çocuklar da gerçekten dünyanın dört bir yanından. İçlerinde tam 84 ülkenin çocuğu var. Üstelik yalnızca bir şiir yarışması değil bu, Türkçe kompozisyon da var, halk oyunları da. "Sunuculuk" yarışması bile var. Kemalist basın buna gıcık kapıyor.
Çünkü bu çocukların bazıları "Fethullah Hocaefendi Hazretleri'nin okullarında okuyan" çocuklar. Yani din eğitimi de alıyorlar. Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin okullarında din eğitimi yok da maşallah, özel sektör bu eğitimi verince tu kaka... 
(Şimdi "hocaefendi hazretleri" dediğim için bana da gıcık kaparlar, "papa hazretleri" ya da "patrik hazretleri" deyince sakıncalı bulmayanlar...) 
Düşünsenize... Hiç ummadığınız bir ülkede karşınıza mükemmel Türkçe konuşan gençler çıkacak... Bunlar, kendi ülkelerinin "Türkiye uzmanlarını" da oluşturacaklar ileride... Hani, şu ya da bu nedenle yolu Türkiye'ye düşüp Türkçe öğrenmiş Amerikan gençlerinin State Department ya da CIA'da işlerinin hazır olması gibi! Ne var ki, bu çocuklar, Türk okulunda okumuş ve "Türkiye'ye muhabbet bağıyla bağlı" kişiler olacaklar büyüyünce.”2

Görüldüğü gibi bizim nazarımızda terörist başı olan ama kendisi için Hocaefendisi olan o şahsa bağlı bir mürit olan Engin Ardıç’ın nasıl hocaefendi hazretleri dediği şahsı amiyane tabirle yalamak için kalemindeki dışkıları döktüğünü görebiliyoruz. Dahası bu Engin Ardıç FETÖ kumpasları olan Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde tetikçiliğin alasını yaparak, o kumpasların baş mağdurlarından birisi olan şehit Yarbay Ali Tatar için ‘mermiye kafa attı’ gibi çirkin ve aşağılıkça ithamlarda bulunmuş birisidir.

Tabi AKP-Cemaat kavgasından sonra birçok namlı FETÖ’cü gibi takiye yaparak Fethullah Gülen’e saydıran Engin Ardıç Efendi, bu takiyelerle kendisini kurtarmaya çalışsa da, gerçekler her zaman ortaya çıkmakla yükümlüdür. Özellikle son dönemlerde özellikle siyasi iktidar içerisindeki Fethullahçılar gibi Atatürk’e hakaret ederek ortalığı karıştırmak isteyen bu Engin Ardıç, bahse konu yazısında Gaziler üzerinden yine Atatürk’e olan düşmanlığını kusmuştur. Daha da vahimi 15 Temmuz gazilerini gerçek gazi, diğerlerini ise sahte olarak nitelendirecek kadar aşağılık bir tutum sergilemiştir. Bu ülkenin, bu cumhuriyetin yaşaması için kolunu bacağını kaybeden veya canını siper eden o kahramanları hiçbir kuvvet sınıflandıramaz, ayrıştıramaz! Ha illa ki feyk veya sahte gazi arıyorsan Engin Efendi; bak sana bir örnek vereyim. 15 Temmuz esnasında sadece ayağını burkan ve sonrasında sapa sağlam hayatına devam eden Cumali İbin’in şu haberde ‘neden 15 Temmuz yardım paraları bize dağıtılmadı’ yakarışı var, aç oku sonra Kıbrıs’ta canını memleket için siper edenlere laf et.

Siyasi iktidar, son günlerde Atatürk ile barışma ve toplumun Atatürkçü kesimlerine zeytin dalı uzatma faaliyetlerine hız verdi. Her ne kadar birçok yorumcu bu durumu seçim hesaplarına bağlasa da, ben tam tersine ülkenin yaşadığı krizlerin daha da derinleşmesi ihtimali dahilinde siyasi iktidarın özellikle Atatürkçü vatandaşlardan daha büyük krizler karşısında destek arayışı olarak okumaktayım. Ve buradan o iktidarın sahibine de seslenmek isterim; samimiyetinizi ölçecek çok basit bir fırsat önünüze geçti. Engin Ardıç ve benzeri Atatürk düşmanlarını önce havuz medyanızda susturun ve sonrasında derhal yargı önüne çıkarın! Bu had bilmez, iflah olmaz şaklabanlara artık birilerinin dur demesi gerekiyor…

f1-033.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.