HİÇ Mİ UTANIP SIKILMIYORSUNUZ SAYIN BELGE?

İşte Belge’nin her fırsatta göz ardı ettiği en büyük vazifesi buydu; AKP iktidarına doğabilecek tepkileri önleyip onun otoriterleşmesinin geniş halk kitlelerinde bir şekilde meşrulaştırılması...

Hiç mi utanıp sıkılmıyorsunuz sayın Belge?

29 Aralık 2017 Cuma 20:01

Çağlar Ezikoğlu

“Yetmez ama Evet’ diyen insanların hemen hepsi bugün tam tersini söylüyorlar. O zaman Tayyip Erdoğan’a oyları verdirmişiz ama bugün aynı insanlar verdirmemeyi nedense başaramıyoruz.”

Fethullahçı örgütün yeni oluşumlarından Ahval[1] adlı internet sitesine geçtiğimiz hafta verdiği röportajda bu ifadeleri kullanmış büyük! siyaset bilimci olarak yıllardır pazarlanan Murat Belge. En sevdiğim ve sıklıkla kullandığım sözlerden birisidir; bu ülkede her şey olabilirsiniz ama yalnızca rezil olmazsınız! Ve bu ülkenin en rezilleri konumundaki Yetmez Ama Evet’çi güruhun liderlerinden sayın Belge, hiç utanmadan ve hiç sıkılmadan bu ülkede siyasi analiz yapabilme cüretini göstermeye devam ediyor. Lakin kendisinin bile isteye kamuoyunu yanılttığı bir husus var. Kendisi ve önderlik ettiği o YAE’ci güruhun bu konudaki en büyük argümanı, sayıca az olup AKP iktidarını güçlendirme noktasında herhangi bir vasıflarının olmadığıdır. Evet, eğer mevzuya niceliksel olarak bakıyorsak, Sayın Belge haklı olabilir. Lakin kendisi bile isteye niteliksel bir değerlendirme yapmaktan kaçınmaktadır.

Yetmez Ama Evet’çi güruhun en önemli vazifesi sadece AKP’ye oy verdirmek değil, fakat AKP iktidarının otoriterleşmesi sürecinde halk kitlelerinden gelebilecek eleştirilerin veya aykırı seslerin absorbe edilmesi noktasında entelektüel bir pencere açmaktır. Ve bu vazifelerinde olabildiğince başarılı olmuşlardır Sayın Belge ve saz arkadaşları. Peki nasıl icra etmişlerdi bu görevlerini? Sayın Belge arşivleri sevmez, yüzsüzce 2-3 yıl önce yazdıklarının 180 derece tersini yazmak suretiyle kendini pazarlamayı sever. Lakin arşivler ve gerçekler her zaman ortaya çıkmakla mesuldür. 2011 yılına dönelim, AKP-Cemaat evliliğinin tam gaz devam ettiği, YAE’ci güruhun büyük övgülerine maruz kalan 2010 Anayasa değişikliklerinin referandumda kabul edildiği, Ergenekon ve Balyoz kumpasları ile memleketin ilerici güçlerinin siyasi iktidarın baskısı altında hapsolduğu o günlere dönelim. Dönemin başbakanı Erdoğan’ın Artvin Hopa’daki mitingini protesto etmek isteyen Hopalı yurttaşlara karşı orantısız polis müdahalesi neticesinde 54 yaşındaki emekli öğretmen Metin Lokumcu hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu olay siyasi iktidarın Fethullahçı terör örgütü ile birlikte memleketin Atatürkçü ve ilerici güçlerini yok etme sürecini hızlandırdığı süreçte, yine Atatürkçü ve ilerici halk kitleleri nezdinde büyük tepkilere yol açması muhtemel bir vakaydı. İşte Belge ve onun gibi kalemi satılık YAE’ci liberallerin en büyük vazifesi bu gibi olaylarda AKP iktidarına doğabilecek tepkileri durdurabilmek adına çabalamaktı. O dönemde kamuoyuna etki edebilecek yayın organlarında ‘liberal’ sıfatıyla yazılar yazan bu satılık kalemlerin yazıları, toplumda birikecek isyanın söndürülmesi noktasında en önemli görevi icra ediyordu. Örneğin Sayın Belge ne demiş o günlerde...

Murat Belge, Metin Lokumcu’nun ölümünü “birilerinin AKP’ye oy kaybettirme çalışmasına” bağlayarak 3 Haziran 2011’de köşesinde şunları yazmıştı:

“Türkiye seçime yaklaşırken ben de birkaç günlüğüne Türkiye’den uzaklaştım. Ben yola çıkarken Hopa’da adam öldüğü, bir başkasının ağır yaralandığı haberini okuyordum. Nedir, nedendir, Türkiye’de ‘siyaset’ denince böyle bir şey anlamak gerekir? Ortalık kan revan içinde kalmadıkça siyaset siyaset olmaz? Birileri bununla AKP’ye oy kaybettireceğini umuyor herhalde."[2] Sayın Belge, Lokumcu’nun ölümünü, “Yalnız Hopa’daki gariban adamın bu kadar heyecanlanacağı bir durum yoktu. Biraz da yapay olarak pompalanan, ucu Ergenekon’a uzanan bir gerginlikti”[3] diye yorumlamıştı.

İşte Sayın Belge’nin her fırsatta göz ardı ettiği en büyük vazifesi buydu; AKP iktidarına doğabilecek tepkileri önleyip onun otoriterleşmesinin geniş halk kitlelerinde bir şekilde meşrulaştırılması. Bu vazifesini başarıyla icra etti Sayın Belge ve saz arkadaşları. Yalnız istedikleri neticeleri bir türlü alamadılar. Sayın Belge ‘akil adamlık’ sıfatından sonra Tansu Çiller[4] döneminden bu yana hayalini kurduğu ‘danışmanlık’ görevine bir türlü getirilemedi. Akabinde AKP-Cemaat ortaklığının bozulması ve AKP’nin liberallerle yollarını ayırması ile Sayın Belge’nin U dönüşü yapması elzem bir hale gelmişti.

Sonrasını hepiniz biliyorsunuz, bugün bile hala sıkılmadan utanmadan analiz yapabilme cesaretini gösteriyor. Dahası tarihi gerçeklikleri bile isteye çarpıtmaya devam ediyor Sayın Belge. Röportajı boyunca sola nefret kusan Sayın Belge aynı zamanda solun Batı karşıtı politikalarının bugün AKP tarafından icra edildiğini, Perinçekçiler ile AKP ittifakının da bu ortaklığın bir örneği olduğunu söylüyor. Diyorum ya insanda azıcık utanma olur? Tamam sola karşı bir nefret duyabilirsiniz namlı bir liberal olarak veya solun anti-emperyalist politikalarını beğenmeyip yerden yere vurabilirsiniz. Fakat, solun tamamen teorik bir çerçeveden kapitalist sisteme getirmeye çalıştığı alternatif politika biçemi ile AKP’nin sadece political survival’a dayalı yani tamamen iktidar kalma güdüsüyle hareket ederek Batı karşıtı bir çizgiye doğru evrilmiş olması arasında benzerlik kurabilmek için ya CAHİL olmak gerekir ya da yeni bir vazife almış olmak? Kendisinin CAHİL olduğuna ihtimal dahi vermiyorum. Fakat, son günlerde AKP içerisinde Abdullah Gül’cü, Davutoğlu’cu ve benzeri parti içi muhalif cenahın ‘aslında AKP iyi de, Erdoğan kötü’ algısı üzerinden Sayın Belge kendine yeni bir vazife almış olabilir. Kim bilir kendisine Erdoğan sonrası Fethullahçı çete ile barışmış ve yenilenmiş bir AKP iktidarında şimdiden akil adamlık gibi bazı pozisyonlara vaat edilmiş de olabilir.

Ama hiçbir zaman unutmayın Sayın Belge, tarih ve gerçekler sizin her zaman peşinizde olacak. Biliyorum ki siz ve saz arkadaşlarınız, başta akademi ve medya olmak üzere yurtiçinde ve daha da önemlisi yurtdışında birçok yerde yıllardır kartel haline geldiniz. Sizin gibilere yardakçılık ve yaltaklık yapmadan entelektüel camiada yükselmenin mümkün olmadığı bir dünya yarattınız. Bunların hiçbiri benim açımdan önemli değil, sizin ve sizin gibilerin, o Fethullahçıların o YAE’ci liberallerin benim gibilerini o dünyadan dışlıyor olması zerrece umurumda olmadı bundan sonra da olmayacak. Zira kaybedeceğim hiçbir şey yok. Biliyorum ki bu satırlardan da bir şekilde haberdar olacaksınız, bu platformda hakkında yazdığım ve şahsıma daha sonra hakaretamiz bir şekilde saldıran o Fethullahçı ve YAE’ci liberaller gibi. Dolayısıyla size söyleyeceğim tek şey, nefes aldığım sürece siz ve sizin gibi saz arkadaşlarınız utanmazlığını her fırsatta haykıracağım, haykıracağım ki tarih bu rezilliği tekrar kaydedebilsin…


[1] https://ahvalnews.com/tr/soylesi/solun-bati-karsiti-politikalarini-bugun-akp-hayata-geciriyor

[2] http://www.soldefter.com/2011/06/04/murat-belge-diye-biri-varmis/

[3] https://www.birgun.net/haber-detay/murat-belge-lokumcu-nun-cevresi-ergenekoncu-ydu-59169.html

[4] http://www.gazeteciler.com/haber/belge-ve-altan-kimin-danman-olacakt/189266

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.