KEÇİBOYNUZU TADINDAKİ MAÇTAN İZLENİMLER

İzin vermeyen Gençlerbirliği yöneticilerini kutluyorum, çeyrek finali boş tribünlere oynattırdılar ve de maddi açıdan rahmetli "Onursal Başkanları" İlhan Cavcav’ın kemiklerini sızlattılar.

Keçiboynuzu tadındaki maçtan izlenimler

07 Şubat 2018 Çarşamba 11:58

Ali Kaya Soysal

Beşiktaş içeride 3-1 aldığı skorun avantajıyla gittiği Ankara’da ideal onbirinden 7 farklı isim ve görev değişiklikleriyle sahaya çıkarken, Gençlerbirliği de kalecisi Hopf, Ahmet İlhan, Serdar Özkan ve Sessegnon dan sakatlıklarından ötürü yoksundu. Aslında hocaların Ümit Özat ağırlıklı atışmalarından dolayı  gergin bir atmosferde geçeceğini sandığım 90 dakikanın gazı, 24'te Caner’in kornerine "kupa jokeri"  Mustafa Pektemek’in kafa golüyle kaçtı, ama belirtmeliyim pozisyonda Vida’nın Ahmet Oğuz’u itmesi fauldu..

Gençlerbirliği 12. dakikada Milinkovic ile girdiği yegane gol pozisyonuyla yetinirken, Beşiktaş’ın 6 adet gol girişimi vardı. Özellikle Lens biri direkten dönen kaçan üç  gole imza attı, Hollandalı birazda şanssız, ama iyi karakterli olduğu kesin. Özet olarak Beşiktaş 180 dakikalık çeyrek finalin hak edeniydi, dün akşamki maç içinse teknik olarak fazla söylenecek bir şey yok, başlıktan da anlaşılacağı gibi Ancak, farklı noktalarda değinelecek çok şey var...

Öyleyse başlayayım: Tribünlerde 5 bin 200 seyirci var, neden? Yılda sadece bir kez takımlarını izleme olanağı bulan Başkentli Beşiktaş gönüllülerinin bilet talepleri reddedilmiş, efendim, deplasman takımının kontenjanı belliymiş. İzin vermeyen Gençlerbirliği yöneticilerini kutluyorum, çeyrek finali boş tribünlere oynattırdılar ve de maddi açıdan rahmetli "Onursal Başkanları" İlhan Cavcav’ın kemiklerini sızlattılar.

Gelecek günlerde ABC'ye hakemlerle ilgili bir yazı yazacağım, tamamen pozitif, hakem camiasını koruyan bir içeriği olacak, çünkü son zamanlarda bazı kulüpler ve teknik adamlar "kantarın topuzunu " kaçırdılar. Fakat dünkü maçın hakemi Özgür Yankaya’yı "istisna" tutacağım. Bu kardeş kusura bakmasın, hakemlik yapmak zorunda mı?

Geçmiş kariyerinde tonlarca hatası olan, o yüzden önem derecesi yüksek maçlara pek verilmeyen Yankaya dünde geçmişinden birkaç yaprak sundu. Diyelim goldeki faulü görmedi, önü kalabalıktı falan filan ama 70 de Necip’i ikinci sarıdan atması tam bir skandaldı. İki metre önünde Necip’in ayağının kayıp yere düşmesini rakibe faul olarak değerlendirmesi, ki faul bile değil, bu arkadaşın toptan hiç anlamadığının bilmem kaçıncı ispatıydı. 5 dakika sonra rakibinden suratına tokat yiyerek yere düşen Tolgay’ın pozisyonuna sarı kart göstermeyi bırakın faul bile çalmayan hakem kardeşimizi önümüzdeki ilk hafta sahalarda görürsem, torpilli olduğuna artık kesin kanaat getireceğim..

İkinci yarı turdan ümidini kesen Ümit Özat ilerleyen dakikalarda 18 yaşındaki alt yapıdan yetişen Rahmetullah’ı, ardından 20 yaşındaki Mert’i sahaya sürerken  Şenol Güneş 82 de Talisca’yı, 86 da da Quaresma ‘yı deniyordu, kenarda 23 yaşında yeni transfer Kanadalı Larin’i hepimiz görmeyi beklerken. Bu arada, Rahmetullah adındaki genci çok beğendim, dikkat!

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.