REFERANDUMDAN GERİYE NE KALACAK?

Haluk ŞAHİN

11 Nisan 2017 Salı 15:22

Oylamaya dört gün kala bu sorunun yanıtı şu olabilir diye düşünüyorum:  İki utanç ve bir övünç kalacak.  Daha doğrusu kesin iki utanç ve olası bir övünç.  Açıklayayım:

 SEÇMENE BÖYLE BİR SORU SORULMASI UTANÇ NEDENİDİR.

 Demokrasi mi, yoksa tek adam rejimi mi?

Dış gözlemciler en çok buna inanmakta zorlanıyorlar.  Bir halkın önüne böyle bir seçenek konmasını havsalaları almıyor.  Bu yüzden yabancı komedyenler espri  üstüne espriler yapıyorlar. Olacak şey mi?   Ne kadar kamufle edilmiş olursa olsun, özgürlük ve tutsaklık seçenekleri arasında tercih yapılması istenebilir mi? Açlıkla tokluk,  hastalıkla sağlıklılık arasında tercih olur mu?

                     Buna bir de Türkiye’nin özel konumunu ekleyin.  İyi kötü 150 yıllık parlamenter yönetim deneyimimiz var.  Son 70 yıldır çok partili sistemi   benimsemişiz. Onun mükemmel olmadığını biliyoruz ama ıslah etmek için neler yapılması gerektiğini öğrenmişiz.

               Demokrasi deneyimi kıt olan bir Arap emirliği, kabile devleti ya da muz cumhuriyeti değiliz ki. NATO ve Avrupa Konseyi üyesiyiz, Avrupa Birliği’ne adayız… Vb. vb…

         Durum böyleyken böyle bir soruyla yurttaşın önüne çıkmak ayıp olmuyor mu?  Onun olgunluğuna hakaret değil mi?  Üniversite giriş sınavlarına hazırlanan çocuğa çarpım cetvelinden sorular sormaya benzemiyor mu?  Türkiye oraları çoktan geçmedi mi? Geçmiş olması gerekmez mi?

        Gelin de utanmayın.

SEÇMENİN ÖNÜNDE BÖYLESİNE ADALETSİZ BİR KAMPANYA YÜRÜTÜLMESİ UTANÇ NEDENİDİR

     Bu referandum kampanyasının siyasal hayatımızın belki de en eşitlikten uzak, adaletsiz ve hakkaniyetsiz kampanyası olduğunu biliyoruz, görüyoruz.  Her gün devlet olanaklarını kötüye kullanmanın, partizanlığın, baskının dehşet verici örnekleriyle karşılaşıyoruz.

 Ben en çok “Hazreti Ömer adaleti”ni dillerinden düşürmeyen dinci takımının pervasızlığına şaşıyorum.  Nasıl olabiliyor bu ölçüde riyakarlık?  Hani bizim aile sofralarında, sokakta, okullarda, askerde öğrendiğimiz ve her yerde gözettiğimiz  üleştirme ahlakı.  Kültürel “fair play” beklentimiz uçup gitti m?.  Onun yerini “hep bana, hep bana” mı aldı?

      Ne kadar utansak azdır.

 ÇIKACAK SONUÇ BU UTANÇLARI ÖVÜNCE ÇEVİREBİLİR

     “Olası övünç” dediğim bu.  Çünkü henüz oylama yapılmadı, sonuçları bilmiyoruz.  Ama ben,  tüm baskılara ve beyin yıkama çabalarına rağmen,  bilge bir tarafı da olan halkımızın utanılacak soruya gereken cevabı vereceğini umuyorum. Her şeye rağmen onun özgürlük sevgisinin, vicdani duyarlığının, insaf duygusunun, hakşinaslığının tamamen ölmediğini düşünüyorum. Düşünmek istiyorum.

     Şunu çok iyi biliyorum: “Hayır” kazanırsa bu sonuç dünyanın dörtbir yanındaki demokratlar arasında büyük sevinç yaratacaktır. O zaman, 17 Nisan sabahı,  Türkiye’nin dünya halkları arasında saygınlığının roket gibi yükseldiğini göreceğiz. İşte o zaman Türkiye yıldızlaşacaktır! 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.