VAAT!

Yeliz Koray

15 Mayıs 2018 Salı 15:24

-Türk Uzay Kurumu kurulacak denildiğinde
“Mars’taki suyla abdest alınır mı?” telaşına düşmüştü bile ahali.

Haliyle abdest denince halveti düşünüp “yerçekimsiz ortamda nasıl sevişilir? diye tartışırken “Uzay mekiği yapıyoruz” billboardları çoktaaan kaldırılmıştı bile.

-Yerli ve milli uçağımızı yapacağız, yapıyoruz, yaptık işte göklerde diye zaman kipleriyle milleti uyuturken hayatında hiç uçağa binmemiş adam
Ya nerede yapılıyor bu uçak?” diyecek değildi ya…
Millet “Hülogg” diye bağırırken Fransa’dan gayri milli uçaklar çoooktan sipariş edilmişti bile!

E yolcu uçağı yapan savaş uçağı yapmaz mı?
Ver gazı…
Siz ‘helikopteri, füzeyi, tüfeği de biz yapacağız’ deyip,
vatandaş da Alman tankının egzozunu tişörtle tıkarken; F-16’lar, helikopterler, akıllı mühimmatlar için ABD’ye çoktaan teslim olunmuştu bile!

Kadro vaadiyle ter döken taşeron işçiler, mülakatta ‘Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz’ dizisinin karakterlerini ve Tayyip Erdoğan’ın torunlarını saymakla uğraşırken yandaş sendikalar çooktaan kadrolara hakim olmuş,

fıtratında ölüm olan işçiler çooktann ölmüştü bile…

Ölüm demişken…
“Analar ağlamayacak” tı vaat.
Meğer; ‘Artık sadece asker anaları ağlamayacak’mış.
Teröristleri kırmızı halıyla karşılayanlar ‘terörle müzakere edilmez’ diyenleri terörist ilan ettiğinde garda, havaalanında, parkta, durakta, otobüste..
Çoluk çocuk, genç yaşlı -manidar zamanlarda- çoktan ölmüştü bile…

Davutoğlu fotoğrafları vardı afişlerde hatırlayın..
“Yerli araba yapıyoruz”
“Elektrikli otomobil üretiyoruz”
Millet ‘ilk yerli otomobilin adı ne olsun?’ telaşına düşmüş, o arada elektriğe haşırt diye yüzde 10 zam gelmişken, Davutoğlu arabasından el sallayarak çoktaaan gitmişti bile!

-Türban sorununu biz çözeceğiz diye ahali laiklik elden gitti -gidiyor diye oyalanırken okullar niteliksiz diye çoktan ayırmış,

-Dış politika güç, lider, dünya devione minute şişirmeleri, manşetleri süsleyip, ahali perdelere kefen niyetine sarılırken;
İsrail’le çoktan anlaşma yapılmış,
askerlerin kafasına çuval geçirilmiş,
Süleyman Şah Türbesi çokktaan taşınmıştı bile…

İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk…
Çocuğunun cebine iki kuruş harçlık koyamayan vatandaş, “anamın diz kapağından sahiden tahrik olur muyum?” diye nefsini sorgularken…
Evdeki para sayma makinalarına, yazlıktaki dolarlara, ayakkabı kutusundaki paralara, milyar dolarlık saatlere çoktaann “kumpas kardeşim” denmişti bile.

Garip gureba mazlum için orda burda ağlayıp “Mavi Marmara’nın hesabını soracağız” dediğinizde vatandaş “Referandumda hayır dersek din elden gidermiş” safsatalarıyla kuzu gibi sandığa gittiğinde çoktaaan “Yardım ederken bana mı sordunuz?” denmiş,
Deniz Feneri yardım paraları çooktann cukkalanmıştı bile…

“OHAL kalktı köyümde özgürce yaşıyorum” diyen amcam…
“Özgürlük, eşitlik, adalet..” diyen kardeşim..
“OHAL’i istemeyen teröristtir” lafıyla oyalanırken,
Olimpiyatına para basan, okuluna arsa veren,
Kurbanına bağış yapan, kamuya atamaları yapan bizmişiz gibi, önüne gelen FETÖ’cü ilan edildiğinde “Hocam ne olur dön” diye ağlayanlar çooktann “Kandırıldık” demiş,

İşlerine gelmeyene ‘metal yorgunu’ denmişti bile…

 

***

Velhasıl,
İnce herkese ev verecekmiş, Akşener bütün borçları silecekmiş…de
“Senin milletin bu vaatleri yutmazmış…”

Yutar be Reis bu millet neleri yutmadı ki!