YENİ ÇIKAN KİTAPLAR / 16 NİSAN 2018

Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi...

Yeni çıkan kitaplar / 16 Nisan 2018

16 Nisan 2018 Pazartesi 13:07

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim:
abcgazetesikitap@gmail.com

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Editörlerimizin seçkisinde edebiyattan, tarihe, inceleme-araştırma kitaplarından politik eserlere ve hatıra kitaplarına kadar pek çok türde okunmaya değer kitaplar ve yayınevlerinin okurlarla buluşturdukları yeni eserler yer alıyor.

YENİ ÇIKANLAR

1-463.jpg

Sabahattin Kudret Aksal
YAZILAR, YANITLAR
Yapı Kredi Yayınları

Şair, öykücü ve oyun yazarı Sabahattin Kudret Aksal, yayımlanan ilk şiir ve öyküsünden, oynanan ilk oyunundan ölümüne dek, şiir, tiyatro ve edebiyat üzerine düşünmeyi ve yazmayı da sürdürdü. Şiirlerindeki, oyun ve öykülerindeki gibi denemelerinde de yalın ve aydınlıktı. Yazılarında, felsefeci yanının getirdiği akıl, mantık ve bilinçli arayışlarla sanatçı yanının getirdiği kıvamında bir duygululuğu tam dozunda harmanlayan bir yazar oldu hep.

Aksal'ın yazı ve söyleşilerini topladığımız ilk kitap olan Denemeler, Konuşmalar'ın arka kapağındaki bu sözler, Yazılar, Yanıtlar için de geçerli. Yine Arif Yılmaz'ın derleyip hazırladığı bu kitap, Aksal'ın 1939 yılında birlikte yayımlanan ilk iki yazısından (“Bitaraf Münekkit” ve “İki Mizah”) 1992'de Füsun Akatlı'nın Muhsin Ertuğrul üzerine sorularına verdiği yanıtlara kadar, deneme, eleştiri, söyleşi, röportaj, anket ve anı gibi değişik türlerde yazılardan oluşuyor.

Bir söz ve susku ustasından, şiir, edebiyat, tiyatro ve sinemanın ışığında, şiire, edebiyata, tiyatroya ve sinemaya bakışlar...

280 s. İstanbul 2018

2-399.jpg

Damon Young
OKUMA SANATI
Çeviren:Esra Doğu
Maya Kitap

Bizler, eşsiz birer okur olarak doğmayız, zamanla kelimelerden dünyalar yaratmayı öğreniriz. Peki, neden güzel yazmak yere göğe sığdırılamazken iyi bir okur olmak göz ardı edilir?

Okuma Sanatı kitabında filozof Damon Young, okumanın ne kadar keyifli bir uğraş olduğunu Virginia Woolf'un günlüklerinden Batman çizgi romanlarına kadar edebiyatın içinden birbirinden değerli örneklerle gözler önüne seriyor. Young, okumakla geçen bir hayat boyunca yaptığı hataları ve yaşadığı aydınlanma anlarını içten ve esprili bir dille anlatıyor.

Her bir bölümü sabır, merak, cesaret, gurur, erdem, adalet gibi edebi bir temaya adanan Okuma Sanatı, sayfalardaki şekilleri alıp bunları hayat boyu sürecek bir maceraya dönüştüren okurun gücünü takdir ediyor.

“Okumak üzerine birbirinden ilginç bilgilerle zenginleştirilmiş, merak ve cesaret temalı harika bir kitap.”

224 s. İstanbul 2018

3-290.jpg

Emile Zola
HAYVANLAŞAN İNSAN
Çeviren:Hande Koçak, Alev Özgüner
İş Bankası Kültür Yayınları

Émile Zola (1840-1902): Natüralizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Zola, romancının olayları bir izleyici gibi kaydetmekle yetinmemesi, kişileri ve tutkularını bir dizi deneye tabi tutarken, duygusal ve toplumsal olayları da bir kimyacı gibi ele alması gerektiğini savundu. Zola içinde yaşadığı eski dünyanın yıkıntılarını inceledi, gelecekteki bir dünyanın olgularını saptamaya çalıştı. Bu niyetle yirmi iki yılda yazdığı yirmi romandan oluşan Rougon-Macquartlar dizisi başta olmak üzere çok sayıda büyük eser verdi. İkinci İmparatorluk Dönemi'ni anlatan bu dizinin on yedinci kitabı Hayvanlaşan İnsan 1890'da yayımlandı. Roman 19. yüzyılda Paris ve Le Havre arasındaki demiryolu hattında geçen bir suç ve aşk hikâyesidir; insanın öldürme içgüdüsünü ve nasıl bir kötülük makinesine dönüşebileceğini anlatır. Zola'nın, eşsiz gözlem gücüyle endüstrileşmenin beraberinde getirdiği kasvetli, yıkıcı ve ilkel arzuları deşifre ettiği bu roman defalarca sinemaya da uyarlanmıştır.

420 s. İstanbul 2018

4-195.jpg

Gertrude Stein
ALİCE B. TOKLAS’IN ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ
Çeviren:Nesrin Kasap
Metis Yayınları

Yirminci yüzyılın sanat ve edebiyat dünyasına öncülük eden bir kent: Paris. Umut dolu yıllar ve umut dolu yaratıcı insanlar.

O zamanlar henüz kimsenin dönüp resimlerine bakmadığı Picasso, Matisse, Gris, Braque; savaş yaralarıyla ölen Apollinaire; yeniyetme bir yazar, Ernest Hemingway; biraz biraz ünlenmiş Sherwood Anderson ve daha niceleri...

Ve hep gözlemleyen, hep edebiyat denemelerine girişen, karizmatik kişiliğiyle bir efsaneye dönüşen öncü bir yazar: Gertrude Stein.

Yaklaşık elli yılını birlikte geçirdiği yakın dostu Alice B. Toklas'ın ağzından yazdığı bu renkli “özyaşamöyküsü”nde, Birinci Dünya Savaşı öncesi umut ve yenilik dönemini, savaşın yıkımlarını ve kendi edebiyat deneylerini tümüyle kendine özgü bir tarzda anlatıyor Gertrude Stein.

280 s. İstanbul 2018

5-116.jpg

Bernard Lewis
İSLAM DÜNYASINDA YAHUDİLER
Çeviren:Belgin Çınar
Akıl Çelen Kitaplar

Yahudi tarihinin, daha çok da bu tarihin antik Yahudi merkezlerinin yıkılmasıyla yeni Yahudi devletinin kurulması arasındaki önemli bölümünün tarihi, İslam ya da Hristiyanlığın hüküm sürdüğü topraklarda gerçekleşmiştir. Bu zaman diliminde Yahudilerin her zaman rahat bir yaşam sürdürdükleri söylenemez. Küçümsenmiş ya da nefretle karşılanmış veya baskı ya da kıyıma uğramışlar, ancak hiçbir zaman görmezden gelinmemişlerdir. ... Ancak Hristiyanlıktan farklı olarak İslam, kendi inancından olmayan diğer tek tanrılı inanç toplulukları (Hristiyanlık ve Yahudilik) için özel bir düzenleme getirmiştir. İslam hukukunda ve uygulamasında Müslüman devlet ile hoşgörü ve himayeyi hak eden gayrimüslim halk arasındaki ilişkiler zimmet adı verilen bir anlaşmayla düzenlenirdi. Bu anlaşmaya tabi olan ehl-i zimmete İslam'ın önceliğini ve Müslümanların üstünlüğünü açıkça kabul etmiş olmaları koşuluyla belli bir statü tanınırdı.

Bernard Lewis, Hristiyanlık ile İslam arasındaki bu temel ayrım üzerinden Yahudilerin, İslam'ın ve Hristiyanlığın egemen olduğu yaşadıkları topraklardaki konumlarının karşılaştırmalı analizini yapıyor. İslam'ın hâkim olduğu topraklarda Yahudilere karşı hoşgörü ve hoşgörüsüzlüğün bir klişe olduğunu ortaya çıkarıyor. Lewis'e göre İslam dünyasında Yahudilere karşı hoşgörü olarak nitelenen yaklaşımın kaynağı İslam hukuku olmasına karşın hoşgörüsüzlüğün kaynağı İslam'ın yaşadığı gerileme süreci ve Hristiyan Avrupa'dır.

Orta Doğu ve İslam tarihi konusunda dünyanın önde gelen tarihçilerinden biri olan Bernard Lewis'in kaleme aldığı İslam Dünyasında Yahudiler, Yahudilerin tarihine olduğu kadar İslam'ın tarihine de ışık tutuyor.

312 s. İstanbul 2018

6-097.jpg

Yankı Yazgan
ÇOCUKLU HAYAT
Destek Yayınları 

Çocuğuyla düşe kalka büyüyen tüm anne babalara ve çocuklu hayatın bir parçası olan herkese...

Bu kitapta, çocuklu hayatın her an yenisini ürettiği sorulara, bilimsel veriler ve deneyimlere dayanarak cevap arayan ve yeni sorular soran yazılar bulacaksınız.

Çocuklar sınırlarını zorlayarak öğrenir. Peki ya anne babalar? Anne babalar hangi sınırları kahramanca savunmalıdır?

Kendi kaygılarımızın ötesine geçememişken çocuklarımızın hayatlarına nasıl ve neyle dokunacağız?

Binlerce yıldır bugüne taşınan ilişki “refleks”leri ve anne babalık “içgüdü”leri ile günümüz biliminin bulgularını nasıl birleştirebiliriz?

Çelişkilerin çatışmaya dönüşmeden barışçı biçimde aşıldığı aile ortamlarını nasıl oluşturabiliriz?

Cinsiyetçiliğin gelişim özgürlüğünü kısıtlamasının nasıl önüne geçebiliriz?

Başkalarıyla beraber ve kendisi gibi yaşamanın sırrını arayarak geçen bir hayatta çocuklar hayatı nasıl daha iyi anlar, nasıl daha anlamlı yaşar?

Çocuklarımız başkalarının hayatına değer veren bir insan olarak nasıl gelişir?

Psikiyatr/akademisyen Yankı Yazgan, bir çocuğu büyütmenin hepimize getirdiği gelişim fırsatlarına dikkat çekiyor.

“Çocuğum sevilsin ama başkalarını da sevebilsin, kendine güvensin ama başkalarına da güvensin, ezilmesin ama kimseyi de ezmesin diyebilen anne babalar olabilmeli.”

144 s. İstanbul 2018

7-085.jpg

Faik Bulut
İSLAM KOMÜNCÜLERİ
(KARMATİLER)
Berfin Yayınları 

Sünni tarihçiliğin gizleyip çarpıtarak sunduğu İslamiyet'in arka bahçesinde bir zamanlar yüz çiçek yan yana açmış; bilim, felsefe, mantık, ihtilalcilik, isyan ruhu ve örgütlülük bu bahçenin verimli toprağında doğmuştur.

Gizlenen tarihin en önemli yanı, Ortaçağ'daki İslam Komüncüleri/Karmatilerin dayandığı devrimci köylü hareketleridir.

Karmatiler, yoksul bir köylü olan Hamdan Karmati'nin önderliğinde Abbasi yönetimine baş kaldırmış; “Özgürlük! Eşitlik! Adalet!” sloganıyla, sayıları 400 bini bulan isyancıyı arkalarından sürüklemişlerdir. 150 yıl yaşayan “Eşitlikçi-Komünal” toplumlar kurmuş; Irak, İran, Yemen, Mısır ve Fas'ta yaşama şansı bulmuş; Aleviliğin önünü açmışlardır.

Devrimci Bâtıniliğin en radikal kolu olan bu hareket mensupları günümüzden 1000 yıl, fieyh Bedreddin'den yüzlerce yıl önce, “Her şey ortak; yarin dudağı bile!” demiş; “Herkesten gücüne göre, herkese ihtiyacına göre!” ilkesini hayata geçirmişlerdir.

Anlayışları, dünya görüşleri, Sünni İslam'a karşı siyasal ve ideolojik mücadeleleri, örgütlenme tarzlarıyla günümüz devrimci halk hareketlerine ışık tutan Karmati tarihini ilgi ve merakla okuyacaksınız.

244 s. İstanbul 2018

8-071.jpg

Erol Sever
YEZİDİLİK VE YEZİDİLERİN KÖKENİ
Berfin Yayınları 

Yezidilik karma bir dindir. Yezidiler'in dili Kürtçe'dir. Bu tektanrıcı dinin tasarımını yapıp kuranlar Asurlar'dır. Ama Yezidiler etnik olarak Asur veya Kürt müdürler? Yoksa Azday halkı veya ulusundan mıdırlar? Yezidiler bu kimlik bunalımını nasıl çözecekler? Cemaat aşamasından ulus olma aşamasına geçişin zorluklarını nasıl yenecekler? Yezidilik tektanrıcı bir dindir. Yezidiler'in Şeytan'a taptıkları, tanrılarının Şeytan olduğu doğru mudur? Yezidiliğin "kurucusu" olduğu sanılan Şeyh Adiyy kimdir?

Bu kitabın belgeler bölümünde yeralan Kitab ül Cilve, Mushaf-ı Reş ve Şeyh Adiyy'nin İlahisi Türkçe'de ilk kez yayınlanmaktadır. Yezidilik ve Yezidilerin Kökeni, bu Yezidi kaynaklarının, Doğulu, Batılı gezginlerin, yazarların araştırmalarının incelenmesiyle ortaya çıkmıştır. Eldeki bilgilerin değerlendirilmesi sonuçlandırılmış ve bir çözümlemeye gidilmiştir. Bu çözümlemeyi esas olarak okur değerlendirecektir. Türkiye ve Ortadoğu'da kökenleri bilinmeyen ve kuralları pek tanınmayan bu dini cemaat üzerine yazılmış kitabın bu tartışmalara yol açmasını umuyoruz.

170 s. İstanbul 2018

9-052.jpg

Etem Oruç
UMUR BEY’DEN ATATÜRK’E EFELİK
Berfin Yayınları

Efelik zor iştir; haksızlığa, zulme, baskıya isyandır. Onurlu bir dik duruş, bir başkaldırı destanıdır. Ege'de efelik Umur Bey'le başlar, Mustafa Kemal Atatürk'le biter. Yedi yüz yıllık bir süreçte çeşitli aralıklarla Ege'de yaşar. Bazen Börklüce Mustafa, Birgili Cennetoğlu, Atçalı Kel, Sinanoğlu, Yörük Osman, Çakıcı olup dağlara çıkar. Bazen de Kurtuluş Savaşı yıllarında Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe olup Ege'de düşmana meydan okur.

Umur Bey, efelerin efesidir. Ege'de efelik teşkilatını kuran kişidir. Hayatının tamamı cephelerde geçen Umur Bey, henüz on altı yaşındayken Aydınoğulları'nın başbuğu olan babası Mehmet Bey tarafından İzmir'e vali olarak atanmıştır. Döneminde pek çok kitap Türkçeye çevrilmiştir. Fatihten 115 yıl önce, Mora Yarımadası'nda gemileri karadan yürütmüş, Ege'yi Türk gölü haline getirmiştir.

Efeleri yazmaya başlarken Umur Bey'den Atatürk'e efelik diyerek yola çıkmıştık. Atatürk'ün baba soyu da Aydınoğulları döneminde Ege'ye gelen, Yavuzköy, Söke yöresine yerleşen, Kızılhafızlar lakaplı bir yörük boyudur. Söke'den baba soyu Selanik'e, ana soyu ise Karamanoğullarından Selanik'e gelmiştir. Mustafa Kemal'in damarlarındaki efe kanı hep harlamıştır. Ölümünden önce Sarı Zeybek oyununu çaldırarak, bir yay gibi sıçrayıp efe oyunu oynaması kimbilir, belki de genlerin açığa vurmasıdır.

Ege yöresinde, “Zefiros” diye bir söz vardır. “Ege'de esen gençlik rüzgârı” anlamında kullanılır. Bu rüzgâr insanları iri, diri, uzun ömürlü, dikbaşlı yapar. Umur Bey'le başlayan efelik tarihi, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyetini kurmasıyla bitmiş, efelik efendiliğe dönüşmüştür. Efelik artık Atatürk'ün yolundan giderek, bilgili, çağdaş yurttaş olmaktan geçmektedir.

228 s. İstanbul 2018

10-041.jpg

Nail Uyar
GONCA BİR GÜLDÜ
Kora Yayınları

Nail Uyar, gerçekçi anlatımıyla, ustaca oluşturduğu öykülerini sade bir dil ve akıcı bir üslupla anlatıyor. Öykülerindeki sürükleyicilik, dili çok iyi kullanmasından ve ustaca anlatımından kaynaklanıyor. Birkaç kalem vuruşuyla ilginç tiplemeler çizen yazar, aynı zamanda iyi bir diyalog ustasıdır.

Yazar, bu kitabında İzmir'den Ardahan'a dek Anadolu'da yaşayan insanların acılarını, aşklarını, umutlarını, umutsuzluklarını, ölüm karşısındaki çaresizliklerini seçkin bir sanat yetkinliğiyle ortaya koyuyor; salt koymakla kalmıyor, kimi zaman baskıya ve zulme karşı boyun eğmemeleri gerektiğini de anımsatıyor.

Kitaptaki öyküleri okuyunca içinizden bir şeylerin koptuğunu hissedecek; bazen duygulanacak, bazen gülecek, bazen de öfkeleneceksiniz.

Edebiyatımızda gerçekçilik (realizm) akımını sürdüren Nail Uyar'ın bu ilk öykü kitabını severek, bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz.

140 s. İstanbul 2018

banner-040.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.